Demek ki istedikleri gibi at koşturabiliyorlar, takım sayfanıza müdahale edebiliyorlar, kafalarına göre ceza verebiliyorlar... En ufak bir eleştiride böyle oluyor, siz siz olun bu oyundan bir an önce uzaklaşın, sinirleriniz bozulur diyecek halimiz yok elbette.
Durmak yok, yola devam...
Kendinize düşman edinmek ile kalıyorsunuz. Savaş baltalarınızı çıkartıyor, bileylemeye başlıyorsunuz :)))
Rahmetli ilk okul hocam geldi aklıma, okul bahçesinde ne güzel canlandırmalar yapardı savaşlar ile ilgili, tüm sınıf çimenlerin üstünde bir oyana bir bu yana savaşı canlandırırdık. Belki bu strateji oyunları merakım oradan geliyor.
Arkadaşlar ben Sim City 3000 oyununda 1999 senesinde Dünya Şampiyonu olmuş bir arkadaşınızım, tam 5 sene kesintisiz ogame oynadım, diğer uzun sürmeyen strateji oyunlarını saymıyorum. Böyle bir şey ne gördüm, ne duydum, ne de yaşadım.
Bir FRANSIZ İHTİLALİ yapmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Yılanın başını küçükken ezeceksin derler. Oyuna eski başlayanlar öyle ya da böyle savuşturulmuş, püskürtülmüş, yılan ve yılanların başları küçükken ezilememiş ve şimdi onlar kendilerini Şahmerdan sanıyorlar.
Amacımız mz dershanesini mümkün olduğunca fazla kullanıcıya duyurabilmek, amacımız sizlere ulaşabilmek yani, bunun için forumlarda Reklam yazıları yazıyoruz, daha çok kullanıcı okusun ve daha çok şeyler öğrensin istiyoruz, bilgiler paylaşıldıkça çoğalsın, Türkiye mz camiası güçlensin, takımlar bilinçli altyapılar yetiştirebilsin, iyi oyuncular sayesinde Milli Takımlar başarılı olsun istiyoruz. Bunda yanlış bir şey var mı?
Neymiş, reklam amaçlı, para kazanma amaçlı imiş. Sayfamızda reklam varmış, para kazanıyormuşuz. Hem de ne para, günde biğr milyon ziyaretçimiz var ve günde bir iki milyon dolar kazanıyoruz hiç sormayın :))) Gülüyorum ancak buna.
Düşünemiyorlar işte, adam bu kadar emek vermiş, bu kadar zamanını harcamış, hiç bir karşılık beklemeden paylaşıyor, para kazanmak ne, kaç kişi giriyor da kaç kişi tıklıyor acaba? :)) Hem adamın amacı - yani benim amacım :)) - para kazanmak olsaydı zamanını burada mı harcardı, yoksa reel hayatta mı?
Çam yarmasına mı benzetmediler -şişmanız ya - , amca ne arıyon çoluk çocuğun arasında git kahvene otur mu demediler.... Yıldıramadılar, küstüremediler... Yıldıramayacaklar, küstüremeyecekler...
Şimdi sıra sizde, BOYKOT ZAMANI konulu banneri takım sayfanıza koyup ceza almayın sizde, alın kalemi elinize, basın klavyenin tuşlarına, forumdan uzak güvenli sularda surf yapalım... Yazalım, çizelim. Nereye mi göndereceksiniz yazılarınızı : mz.zeno61@gmail.com adresime gönderin burada yayınlayayım.
Tekrar ediyorum, bu oyunda tüm MA, FA, GA ... vs ne kadar görevli var ise değişecektir. Bazıları zamanla istifalarını vereceklerdir göreceksiniz. Kalanlar tepeden değiştirtilecektir. Hangi tepeden mi?? Orası da bize kalsın, gizem her zaman iyidir değil mi??
Abim iyi olan görevlilerin ne suçu var demeyin sakın ama. Bunu göreve mola verme diye düşünün, unutmayın doğanın kanunudur, ÇAM YARMASI misali, ağaçların gelişmesini, güçlenmesini istiyorsanız budayacaksınız. Doğa kanunu bu, budama yapmaz isen bodur kalır o ağaç, gelişemez, büyüyemez... Evet sevgili iyi görevli arkadaşlar, sizlerin de alınmaması lazım, göreve ara verme ve sonra MUHTEŞEM DÖNÜŞ, demokratik ortamda seçimler ile göreve gelme. Geldiğiniz yer budanmış, ince elenip sık dokunmuş, ama çok iyi ve akılcı kuralların olduğu, kimsenin kimsenin adamı olmadığı, demokrasinin işlediği bir ortam olacaktır.
Sakın benim MA, FA, GA vs göreve talip olduğum algılanmasın, Cesur Yürek Filminden bir sahneyi getirin göz önüne, hani o son sahne, adamın acılar içinde olduğu ama boyun eğmediği Freedom yani ÖZGÜRLÜK diye bağırdığı o sahne...Benim yaptığım da bu misal... Özgürlük arkadaşlar özgürlük, tamamen özgürlük ve demokrasi...
Hepinize selam olsun, saygılar.
(Devamında Anayasadaki Kişisel Hak ve Hürriyetlere müdahale tanımı vardır, merak edenler okuyabilir)
Kişisel hak ve hürriyetlere müdahale ne demektir?
I. KAVRAMLAR
Temel hak ve hürriyetler alanında “hürriyet (özgürlük)”, “hak”, “insan hakları”, “kamu hürriyetleri”, “kişi hakları”, “vatandaş hakları”, “temel haklar”, “anayasal haklar” gibi değişik terimler kullanılmaktadır. Çoğunlukla bunlar eş anlamda kullanılan kavramlardır. Ancak bununla birlikte bunlar arasında birtakım farklılıklar vardır.
Hürriyet.- Doktrinde “hürriyet (özgürlük, liberty, liberté)” çok değişik şekillerde tanımlanmış ve anlaşılmış bir kavramdır. Hürriyet, bir şeyi yapma veya yapmama, belli bir şekilde davranıp davranmama erkiolarak tanımlanabilir. Daha kısa bir ifadeyle hürriyet, “serbest hareket etme gücü”dür. Bu tanımda dikkati çekmesi gereken nokta, hürriyetin insan fiilinin bir niteliği olarak kullanıldığıdır. Dolayısıyla hürriyetten “serbest insan fiili” anlaşılabilir. Seyahat hürriyeti, yerleşme hürriyeti, haberleşme hürriyeti, düşünce hürriyeti, basın hürriyeti gibi çeşitli hürriyetlerden bahsedilmektedir. Bu hürriyetlerin içeriği aslında bir “insan fiili”nden ibarettir. Örneğin seyahat hürriyeti, gelip gitme; yerleşme hürriyeti, bir yerde devamlı olarak oturma; haberleşme hürriyeti, mektup gönderme, telefonla konuşma vb.; basın hürriyeti gazete çıkarma vb. fiillerden oluşmaktadır. Bu hürriyetleri anayasada tanıyarak anayasa koyucu, insanların o konuda “serbest hareket etme güçleri”nin olduğunu kabul etmiş olmaktadır.
Hak.- “Hak (right, droit)”, hürriyetin somutlaştırılmış biçimidir. Hak, hürriyetin somutta gerçekleştirilmesinin aracıdır. Örneğin “hak arama hürriyeti”, “dava hakkı” ile gerçekleşir. Hak bir hürriyetin sağlanması için kişiye anayasa ve kanunlar ile tanınmış yetkilerdir. Eğer bir kişinin, bir konuda hakkı var ise, devletten veya diğer kişilerden onun yerine getirilmesini “isteme yetkisi”ne sahiptir demektir. Hukukun genel teorisinde hak kavramı çok değişik şekillerde tanımlanmakta ise de, bu tanımlardan en eskisi ve yaygınına göre hak, kişilere hukuk düzeni tarafından verilen bir irade kudreti, bir isteme yetkisidir. Bu tanım anayasa hukuku alanına da uygulanabilir. Anayasa hukuku alanında hak, kişiye anayasa tarafından verilmiş bir irade kudreti, bir isteme yetkisidir.
“Hürriyet”-“Hak” Ayrımı.- “Hürriyet” ve “hak” kavramları bu şekilde tanımlanırsa aralarında şu farklar ortaya çıkmaktadır: (1) Hürriyet soyut, hak somuttur. Hak hürriyetin uygulanması aşamasında ortaya çıkar. (2) Haklar mahkeme önünde ileri sürülebilir. (3) Hürriyetlerin gerçekleşmesi için başkalarının veya devletin bir şey yapmaması gerekir. Hürriyet, kişinin kendi fiilî ile gerçekleşir. Hakkın gerçekleşmesi için ise, diğer kişilerin veya devletin hak sahibi kişi lehine birtakım edimlerde bulunması gerekir. Hakkı gerçekleştiren fiil, hak sahibinin değil, başka kişilerin veya devletin fiilidir.